Pirre Loti tepesinden haliç manzarası

Eyüp sırtlarında tarihi değeriyle etkileyici manzarasıyla etkileyici harika biyer Pierre Loti kahvesigörülmeye değer muhteşem bi yer.


Her tarafından hikayeler fışkıran İstanbul’da Pierre Loti’nin hikayesi” en azından ismi nedeniyle kulaklara tanıdık gelmesinden dolayı şanslı olanlardan biri sayılabilir. Size tanıdık gelmedi mi Pierre Loti? Peki ya Piyer Loti Tepesi diye devam edersem.. Şimdi oldu değil mi? sayfalarına Pierre Loti‘yi eklememek büyük eksiklik olurdu diye düşünüyorum. İşte Pierre Loti Tepesi ve Hikayesi.

Pierre Loti Kimdir Sahiden?

Gezmek tutkusuyla dolu ve maceralara atılmak için kanı kaynayan bir yaştaydı. Dönemin sömürge zengini ülkelerinden olan Fransa’da bunları yapabilmenin tek bir koşulu vardı. Fransız ordusuna hatta daha da önemlisi Fransız donanmasına katılmak! İşte kahramanımızın hikayesi de, çocuk sayılabilecek yaşlarda katıldığı donanma sayesinde henüz daha 20’sinde okyanuslara açılmasıyla başlıyor.

Kimden mi bahsediyorum? Tabii ki Louis Marie Julien Viaud ya da okyanus seyahatinde huzuruna çıktığı Tahiti Kraliçesinin ona verdiği ve sonradan bilinen ve hatta kullanılan tek ismiyle Loti.. Pierre Loti.

Türk Dostu Pierre Loti

Loti, Türk yakın tarihinde aslında çok önemli bir isim. Bunun nedenlerinin başında, yaşadığı dönemde aralarında kendi ülkesi Fransa’da dahil olmak üzere hem işgal kuvvetlerine karşı aldığı tavır, hem de Türk bakış açısıyla Avrupa’ya verdiği mesajlar geliyor.

Pierre Loti, Türk dostu kimliğiyle defalarca ziyaret ettiği İstanbul’da hem Osmanlı yönetimi hem de milli mücadele sırasında Ankara Hükümeti tarafından tebrik ve şükranla karşılanmış biri. Çok kimlikli bir yakın zaman seyyahı olarak adlandırabileceğimiz Pierre, asker kimliğinin yanında birçok kitabı yayınlanan bir yazar kimliğiyle de ön planda yer alan bir isim.

Böylesi özelliklere sahip birinin hafızalarımıza kazınmasını sağlayan özelliği ise bir “kahve dükkanı”. Neredeyse herkesin adını duymuş olduğu ve İstanbul’da yaşayanların en az bir kez gittiğini tahmin ettiğim, ancak İstanbul’da yaşamayanlara ise çok tanıdık gelecek bir kahve dükkanı, bir çay bahçesi “Pierre Loti Kahvesi”.

Bir çok yerli film ve dizide doğal mekan olarak kullanılan kahvenin simge olmuş, klasik “kırmızı beyaz masa örtüleri” denildiğinde bile, üzerinizde hemen “Aa ben burayı biliyorum” duygusunu yaratacağını tahmin ediyorum.

Pierre Loti veya Piyer Loti Kahvesi

1876 yılında ilk kez İstanbul’a gelen ve bir yıl kadar kalan Pierre Loti, o yıllarda Eyüp semtindeki bir tepenin üzerindeki bu kahveyi kendine mekan etmiş. Haliç’in o dönemki mistik manzarasının oryantalist biri olan Pierre Loti’ye sihirli bir yer gibi geldiği söylenir.

Tabii ki o zamanlar bu kahve dükkanının adı başka bir isme sahipmiş. Haliç’e hakim manzaralı bu kahve “Rabia Kadın Kahvehanesi” olarak bilinir, Eyüp ve Haliç’in sakinlerine nefis manzarasıyla dinlenme ve sohbet imkanı sunarmış.

Gel zaman git zaman İstanbul’u karış karış gezen, notlar ve günlükler tutan Loti, bu çalışmaları sırasında bir romanına da ismini verecek olan bir kadına aşık olmuş. Aziyade Hanım‘a. Hatta Loti’yi buraların müdavimi yapanın da Selanikli biri ile evli olan Aziyadeisimli bu kadın olduğu söylenir.

Aziyade hikayesi ve Pierre’in Türklere olan ilgisiyle bu kahve, işte o tarihlerden beri “Pierre Loti kahvesi” olarak anılmış ve bulunduğu tepeye de “Pierre Loti Tepesi” adı verilmiş.

Günümüzde bu tepe ve üzerine kurulu kahve, geçen onca zamanın değiştirdiği Haliç manzarası ve çevrenin kalabalıklaşması dışında hala dingin ve huzurlu bir görüntü veriyor. Belirli saatlerdeki turist kalabalıkları bu sakinliği kısa süreli durdursa da çok rahatsız ettiğini söyleyemem.